.....•´¯`•.SuskunBirAdam.•´¯`•.....




Susmak, Cesarettir...
Susmak, Sevgiye Saygıdır...
Ve Susmak,
Haykırıştır, Çığlıktır...





Bahçemdeki senleri topladım yudum yudum.
Ellerimdeki benlerle birleştirdim iksir iksir.
Narçiçekleriyle süsledim her yanını,
Kana kana içtim, içerken içirdim sana…
Bakış bakış, an an yıkadım buseleri,
Nakış nakış işledim, öperken dudaklarına…

TÜRK MİLLETİ AZERİLERİN YANINDANE MUTLU TÜRKÜM DİYENE TÜRK MİLLETİ SİZİNLE
Yeni anket sağ tarafta katılımınızı beklemektedir. Kontrol etmeniz ve daha önce katılmadıysanız katkınız mutlu edecektir…

7.11.2009 - Ama O Tek Düştü

Kategori: Öykülerim

Şehirlerarası otobüs durduğu an, en önde olmanın verdiği avantajı da kullanarak, siyah çantasını alıp ön kapıya yöneliverdi. Basamakları inerken çok heyecanlıydı. Yıllar önce, öğrenciliği bittiğinde üzülerek ayrıldığı şehre şimdi iş bağlantıları için geliyordu. Derin bir nefes aldı. Ciğerlerine çekti çok sevdiği şehrin havasını.

 

Açtı aslında. Yolda kahvaltı etmemiş, tahinli çörek yemeyi düşünmüştü sıcak, safi dem, şekersiz bir bardak çay eşliğinde. Eskiden de böyle yapardı. Okula gitmeden bir pastanede tahinli çörek alır, yanında çayını yudumlardı. Ya da her yerde bolca olan büfelerde, sıcacık bir şeyler yaptırır, hemen oracıkta midesine indirirdi.

 

Yürüyordu ve hayallere dalmıştı. Kordon hala kokuyor muydu? Az ilerde Balıkhane’nin önünden geçerken yine keskin çığlıklarla “Taze balığa geeeel!” seslerini duyacak mıydı? Konak’ta belediye otobüslerinin tümünün kalkış yeri olan meydanda yine kargaşalar var mıydı?

 

Servisi beklemedi. Karar vermişti taksi ile gidecek ve bu hayallerine bir an önce ulaşacaktı.

 

Bir taksiyi çevirdi, şoförün yanına oturdu. “Kordon tarafına gidelim, beni balıkhanenin önünde indir.” dedi. Şoför tuhaf tuhaf baksa da bozuntuya vermedi; çünkü anlamıştı. Yol boyunca konuşmadı şoförle; geçtikleri yerleri seyre dalmıştı. Yüreği kıpır kıpır, içi coşku doluydu.

 

“Buyurun, geldik!” dedi taksici. Adam çevreye baktı, “Hani balıkhane?” gibi bir ifade takınınca şoför gülümseyerek; “Tam buradaydı işte!” dedi.

 

Şubattı, soğuktu, yağmur hafiften çiseliyordu. Olsun… Kordon boyunca yürümeye başladı. Eskilerdeki herşeyi arıyor bulamıyordu. “Bir de ters tarafa yürüyeyim” dedi. Konak tarafına doğru yürürken “Hani eski güzellikler?” sorusu beynini kemiriyordu. Durdu aniden. Açtı ve iştahı kaçmıştı. Hala güzeldi İzmir. Hatta belki eskisinden de güzeldi; ama kendisi eskiyi, anılarını istiyordu.

 

Bir taksi çevirdi tekrar. Gezmek, artık O’na bir işkence gibi idi. Bu kez arka koltuğa oturdu takside. Bakmayacaktı hiçbir yere. “Büyük Efes Oteli” dedi şoföre. İş görüşmesi için oraya randevu vermişlerdi.Öğrencilik yıllarında hiç geçmemişti bu otele. En büyük otellerindendi İzmir’in. Dıştan seyrederdi.

 

Lobiye geldiğinde beklendiğini gördü. Uzun uzun görüştüler. Görüşme bittiğinde öğle yemeği zamanı da geçiyordu ve artık açlığı iyice belirginleşmişti. Görüştüğü kişilerle birlikte otelde yedi yemeğini.

 

Artık yalnızdı yemekten sonra. Saat zaten 14.30 olmuştu ve 17.00 otobüsüne bilet almıştı. Otelde, lobide zaman geçirmeye karar verdi. Dışarıda müthiş yağmur ve soğuk vardı. Oturdu bir koltuğa, sade kahve söyledi.

 

Kahvesini yudumlarken, anılar gelip geçti gözlerinden kare kare… Kordonda gezerken şımarık kızların uzun ve düz saçlarını, peruk olup olmadığını kontrol için çekişlerini ve acıyla bağırışını, kızların gülümseyerek özür dileyişlerini anımsayıp tebessüm etti.

 

Artık eski zamanlarda, hayallerdeydi… Bazen gülümsüyor, bazen geriliyordu. İçtiği kahve ve sigaranın sayısının bile farkında değildi. Saatine baktı; 16.30 olmuştu. Artık otogara gitmeliydi. Kalktı koltuktan…

 

Lobi loş ve romantikti. Parlak olmayan ışıklarla süslemişlerdi. “Akşam olmuş bile” dedi içinden. Bir taksi çağırmalarını söyledi resepsiyona ve kapıya yöneldi. Orta bölmede bir boşluk ve etrafında koltuklar gördü. Boşluktan geçip kapıya yönelmek istedi. Adımını attı, ayağının altında su hissetti. “Buraya su mu dökmüşler ki?” diye içinden geçirirken, su dolu bir boşluğa düşmekte olduğunu anlayıp kendini kurtarmak istedi ve hemen yanı başında siyah bir karaltı şeklindeki sütun ya da direk denilen yükseltiyi gördü. Son çaresi idi ve bunları saliselerle düşünüyordu. Sarıldı siyah direğe. Ne oluyordu ki? Direk de yıkılmış, kendisinin altında kalmıştı.

 

Gözü göremiyordu. Hissettiği; direk altta ve tamamen suya gömülmüştü ve kendisi de direğin üzerindeydi. Acele çıkmalıydı, otel çöküyordu. Öyle ya! Direk bir sarılmayla kopup altına düştüğüne göre mutlaka deprem ya da bir patlama olmuştu.

 

Kendisine doğru kalabalığın geldiğini gördü. Kimi kahkahalarla gülüyor, kimi “Kurtaralım kadını!” diyordu. Ama kadın nerde idi? Demek ki bir de kadın düşmüştü ve durumu acildi. Ama madem acil durumlu bir kadın vardı, o halde birçokları neden gülüyorlardı kahkaha ile?

 

Gözlerindeki suları avuçlarıyla sildi ve açtı gözkapaklarını… “Eyvahhh!” dedi bağırarak. Manzara öyle kötü idi ki…

 

Lobide yarım metre derinlikte bir havuza düşmüştü meğer. Düşmemek için sıkı sıkı tutunup direk sandığı siyah karaltı ise bir kadındı ve o kadın şu an boylu boyunca suyun içinde sırt üstü yatıyor, nefes alamıyordu… Kendisi de kadının tam üzerinde hareketsiz duruyordu.

 

Önce kendisini elinden tutup kaldırdılar. Sonra kadını çıkardılar. İkisinin de üzerinden kilolarca su akıyordu ve sağlam ne bir evrak, ne de para kalmıştı… Kadının sinirleri bozulmuş, adama sarılıp ağlıyordu. Müthiş bir manzara idi. İçinde kilolarca su taşıyan iki insan sarılmış, kadın ağlıyor, adam teselli ediyordu kendi haline bakmadan. Dışarı çıksalar buz gibi hava vardı ve bu ıslaklıkla kırbaç gibi vururdu üzerlerine.

 

Ütü odasına geçirdiler adamı ve kadını. Bir de ütü verdiler. Çünkü yedek giysileri yoktu ikisinin de. Adam ve kadın hem gülerek, hem üzülerek ütülerle giysilerini çıkarıp kurutmaya çalışıyorlardı. Kadının durumu daha bir korkunçtu. Diyordu ki; “Beyefendi siz İstanbul’a gideceksiniz ve unutacaksınız. Ben bu halimle eve gidip eşime ne diyeceğim? Otelde bir adamla havuza düşüp sırılsıklam olduk diyemem herhalde!”… Daha sözü bitmemişti ki; sinirleri bozulmuş şekilde ikisi de gülme krizine tutuldular.

 

Anlamışlardı ki ütü ile kurumaz. Zaten bilet de berbat olmuştu ve geçersizdi. Adam arkadaşını çağırmaya karar verdi. Çocukluk arkadaşı vardı İzmir’de. Dışarı çıktılar ve resepsiyona ilerlerken bir garson yanaştı ikisine de. Dedi ki:

 

-Efendim hiç üzülmeyin… 4 gün önce aynı yerde Nejat Uygur da düşmüştü… Ama O tek düştü!

Suskunbiradam


 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yazınız

2009-11-14 02:41:49 - selam

Yazan: incicicegim
o kadar akıcı ki yazınız çok uzun olmasına ragmen bir çırpıda sıkılmadan okudum. neden se yıllar önceki yasadıgımız yerleri eskisi gibi bulamıyoruz...her yer degişiyor belki dahada mı güzelleşiyor bilemem ama bizim zihmimizdeki hali yok oluyor. sanırım sizde bunu yasadınız. oteldeki olaya gelince çok traji komik bir durum. asla yasamak istemezdim.o halinizi gözümde canlandırdım okurken inanın bende gülerdim. ama elimden gelen yardımıda yapmaya çalışırdım genede.özellikle o hanıma. anılarınız okumak çok güzel. bana bendeki leri çagriştırıyor.belkide sizden esinlenerek bende bir şeyler karalarım :)) sevgilerr...
Bağlantı

2009-11-12 22:03:54 - :)

Yazan: sahmat000
gülümsedim bu yazına ve aklıma yaşadığım bir olay geldi:)

gözlerimi kapatıp yürüyordum kaldırımda. neden bilmem. çocukluk aklı işte. birden durdum. ama durmak istemeden. biri tarafından durdurulmuş gibi. gözlerimi açtım ve koskoca bir çukurun önüne gelmiştim. bir adım daha atsam büyük ihtimalle ölecektim.
durdum. çukuru geçtim. hala şoktan çıkamamıştım:)

loyor öyle şeyler.
çok güdüm ama ben bu yazıya:)
Bağlantı

2009-11-12 20:32:18 - Gülümsemek:))

Yazan: suskunmavi
Evet bugün hiç ummadığım bir şekilde gülümsettin beni.Gülümsemeyede ihtiyacımız varmış gerçekten bu sonbahar havasının,yağmurların kasvetinden birden kurtuldum...
sevgilerimle suskunadam sende hep gülümse...
Bağlantı

2009-11-12 14:18:59 - ......

Yazan: mavikoridor
Keyifli bir hikayeydi...
Eh bir de İzmir de olunca içinde...
Zevkle okudum...
Kalemine sağlık...
Bu arada müzik de harika:)

Sevgiler...
Bağlantı

2009-11-12 12:18:28 - :)

Yazan: nergisden
Çok iyi geldi yazını okumak.. Çok moralsiz olduğum bir gündü, sayende o otele gittim ve ıslandım bende..Beni gülümsettiğin için Teşekkürler.

Nergis kokulu günler dileyip gidiyorum her zamanki gibi...
*******************************
Yazım eğer moralsizliğine çare olmuşsa ne mutlu bana.. Şimdi benim de moralim düzeldi işte... :)))

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 12:44
Bağlantı

2009-11-12 10:48:11 - Samsunnn:)

Yazan: hikayelerdirgeriyekalan
ben atakum esenlerdeyim oturduğumuz yer okadar güzelki denize nazır manzara muhtşem balkonunda kızımla çay keyfi bi başka güzel hatta kendimizi bazen İzmir de zannediyoruz:)
çiftlik,çok güzel ve çok hareketli yemek yediğiniz yer belki de gitmişizdir ..ben pek isim tutamam:) mesela bir sabah kahvaltıya gittiğimiz bir tepe vardır hani manisa spile benzettiğim bir yer muhteşem manzarasıyla doğa harikası bir yer...kızım sağolsun gezdiriyor ama dedimya pek isim kalmıyor aklımda... akşam kızımla bi görüşeyim bakalım nerelere gezmişiz...
Samsun için çokta kötülemedim amaaaa:)
şayet bu söyleyeceğim bir nebze rahatlatacaksa, inanın sıkılsaydım bi kaç gün kalır hemen İzmir e dönerdim...memleketiniz Samsun da harika bir şehirrrr...
Samsun dan kucak dolusu selam sevgiler

hikayelerdirgeriyekalan
*************************************
Bu cevabı şu an evden uzak bir dost işyerinden yazıyorum. Sayfamda ne var diye bakmıştım...

Hemen bir yanlışı düzelteyim :))) Tüm Türkiye bizler için olsa da ben Samsunlu değilim. Yıllar önce sizinkine benzer bir amaçla bir süre kalmıştım. Yaşadığım yer Türkiye'nin en güneyi olan Hatay.

İzmir ve Mersin sevgim de kendi memleketime olan kadar bir sevgi tabii... Hatta aslında tüm Türkiye sevdası diyelim... :)

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 12:43
Bağlantı

2009-11-11 23:37:00 - ahhhh İzmir ahhhhh...

Yazan: hikayelerdirgeriyekalan
öncelikle değerli sntç'mız nejat uygur'a acil şifalar diliyorum malümunuz sağlık sorunları nedeniyle sanatını icra edemiyor artık:( Ahhh İzmir diye serzenişime gelince burnumda tütüyor dersem abartmış olmam sanırım o kadar çok özledimki anlatamammmm:( şaşırdınız değilmi?haklısınız,çünkü İzmir de değilim Samsun da kızımın yanındayım inş.kısa zaman içinde döneceğim:) İzmir'in o eski güzelliğini anlattıkça içim burkuldu evet şimdiki hali de bi başka güzellikte ama yinede bazı değerler özlenmiyor değil:)rahmetli Ahmet Piriştana dönemi yaptığı hizmetler inkar edilemez hatta o kadar ki her yerde onun yapmış olduğu hizmetlerinin izi var...İzmir'imi çok seviyorum ve hiç bir şehre değişmem her haliyle güzel ve özel... hele karşıyaka kiii ben oradayım(bostanlı)da anlatılmaz yaşanır:)
işte böyle...bir hayli uzun yazmışım umarım sabırla okumuşsunuzdur:)
mutlu günler dilerim...sevgiler

hikayelerdirgeriyekalan
************************************
İzmirlisiniz ve elbet burnunuzda tütecek. İzmir'i anlattığım gibi aslında şu an yaşadığınız kızınızın yanında da gezilecek yerler var. Güzeldir Samsun...

Mesela bana göre tek caddesi olan Çiftlik bir başka güzeldir. Orda en sık yemek yediğim Tiamo Pizza (Mardo) unutamadıklarımdandır. Çiftlik Caddesi üzerindeki işyerlerinin ardında eski evlerde güzeldi.

Karşıyaka ve Bostanlı... Geçen yıl Bostanlı'da 1 ayı aşkın kalmıştım... :) Neresi kötü ki İzmir'in?

Bu arada laf aramızda, ben sizin memleketinizi bu kadar övmekteyim, siz İzmirliler de benim memleketimi övün arada... :)))

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 04:52
Bağlantı

2009-11-11 23:11:25 - merhaba

Yazan: Karya35
emeğine eline sağlık
*******************
Teşekkürler... İzmir heyacanı hemen belli oluyor değerli öğretmenim...

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 04:44
Bağlantı

2009-11-11 22:53:38 - ..

Yazan: gozleridenizkokan
merhaba mimlendiniz :) değerli arkadaşım ayrıntılı bilgi için sayfamı ziyaret edebilirsiniz..
****************************
Aynı mimi aynı sorularla cevaplamıştım... Ama ismimi yazdığın için çok teşekkür ederim...

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 04:39
Bağlantı

2009-11-11 22:35:02 - (::)

Yazan: zeynepnazz18
Merhaba..
Uzun zaman sonra hoşbulmak güzeldi..
İnsanı kıpır kıpır eden bu melodiyi dinlemekte bu yorgun akşamda iyi gitti..
Keyifli günler
Hoşkalın..
**********************
Evet ya... Gerçekten uzun bir ara oldu... Ve tekrar hoşgeldin.. :)

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 04:37
Bağlantı

2009-11-11 16:13:04 - Merhaba...

Yazan: Pasiflora61
Sanki bir asır geçmiş bloglara uğramayalı ve şimdi yazarken parmaklarım bocalıyor...
İlk size yazıyorum çünkü biliyorsunuz bende kısa süre öncesine kadar İzmir'deydim ve yazınızla da alakalı olduğu için kayıtsız kalamadım...
Bundan sonra sanırım çokça giderim fakat geçenki gidişim ilk gidişimdi...
Yani eski İzmir'i bilmediğim için pek kıyaslama yapamayacağım...
Giderken bende karayolunu kullandım ve şu çevre yolunu yapanlara iyi dileklerimi bildirdim...
Sürekli dağlara ve denize bakmak hiç de hoş olmuyor,sadece gece 01:30 sularında otobüs Ankara şehir içine girdi de biraz ışıltı gördük...
''İleride en büyük hedeflerimden biri Çankaya'ya Firstlady olmak :)) ''

Neyse konumuz İzmir'di değil mi?..
''Acaba öyküdeki karakter siz misiniz?'' diye düşünmeden edemedim ama sanırım değil ve öyle olduğunu varsayaraktan yazıyorum...

Kardeşimle ben genelde ya akşama yakın ya da herkes okuldayken geziyorduk,özellikle kalabalığa rastlamak istemiyorduk...
Zaten büyük şehir bir de kalabalık hiç çekilmezdi doğrusu...
Kordon güzeldi,havalar güzeldi,deniz güzeldi...
Balıkhane her neresi ise ben de görmedim...
Konak da çok güzeldi,eski güzelliklerin bir kısmı korunuyor sanırım yani eskiden de böyleyse şayet formlarından hiçbir şey kaybetmemişler...
Güneş tepede,lacivert deniz nazlı nazlı salınıyor ve ''dünya aşk üzre yaratılmıştır'' sözünün tezahürü...

Pembe renkli belediye binası İzmir'e bir ayrıcalık katıyor kesinlikle...
Hele bizim gri taş binadan sonra iyice bir güzel göründü gözüme...

Direk diye bir kadına sarılmak haa iyi numara :))
Bunun üzerine bir sürü espri üretilebilir...
-Çarpıldım Yarab,meğer bu elektrik direği değil bir kadınmış...
-Pardon hanımefendi ayağım suya değince Karşıyaka vapurunda direğe tutunduğumu sandım vs.. vs..

Yazının sonu bana sanki karakterin rüya gördüğünü hissettirdi...
Güzeldi,kaleminize sağlık...

Kendinize iyi bakın...(Pasiflora61)
******************************
Uzun aradan sonra hem de ilk bu yazıya gelişinden mutlu oldum. Biliyorum İzmir'e gittiğini ve orda kaldığını; şu an dönsen de... Ama sen İzmir'in şu anını; yani modernize halini gördün. O eski izmir öyle güzel ki. Kordon'daki kokuya bile razıydık yani.. :)

Düşme olayına gelince... :)) Yok... Rüya değildi... Bilirsin, ben yazılarımda yaşanmışlıkları yazarım.

Nejat Uygur'un düştüğünü söylemesi bile gerçekti görevlinin :))

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 04:35
Bağlantı

2009-11-11 15:36:57 - :)

Yazan: beyazgelinciik
ne kadar çok izmir sevdalısı var yahu :)
güzel bir anlatım olmuş .. müzikle birlikte pek bir ahenk içinde...
valla düşme anı bile kulağa hoş geldi yani :)
gülümsetti..
sevgiler efendim..
*************************
İzmir'de az da olsa yaşayıp, Mersin'de geçmişte yaşayıp sevmeyen var mıdır ki?

Evet, müzik gerçekten güzel.. Bay ve bayan Kocatepe güzel bir çalışma yapmışlar...

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 04:24
Bağlantı

2009-11-11 13:57:44 - mrb

Yazan: savasciozgun
Buyuk bir keyif aldim okurken ya birden dusunce oyle o kisimlar gercektende heycanliydi,ve yine diyorum oykulerinizi okurken sanki fransiz uyazar
W. anrewsi okuyorum harikaydi tebrik ederim yureginize saglik sevgilerimle...
*****************************
Teşekkürler Sevgili dostum... Beğenileriniz bana teşvik oluyor...

Selamlar...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 04:20
Bağlantı

2009-11-10 13:52:11 - slm

Yazan: vatan ve millet
Çok etkileyici bir hikaye.Beni mest etti.Sağolasın değerli dost

yazan:www.vatanvemillet.blogspot.com
*********************************
Çok teşekkürler... Beğenmeniz beni mutlu etti...

Selamlar...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Thursday, November 12, 2009 saat: 03:56
Bağlantı

2009-11-09 22:51:36 - ilginç bir hikaye,,,

Yazan: mavikadife
yaşanmışlığı olduğu kesin o yüzden sonuna kadar zevkle okudum...
Şu tek başınalık hissi yeşil ve kara bir orman gibi bu müthiş yansıyor okuyucuya sevdim......

dimağınıza sağlık...........
*******************************
Teşekkürler... Zaten sen hep edebiyatı sevdin..

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Monday, November 9, 2009 saat: 23:00
Bağlantı

2009-11-09 11:11:29 - Merhaba

Yazan: yurektenkaleme
Güçlü kaleminden düşen satırlar her zaman olduğu gibi yine güzeldi. Beni oldukça gülümsetti. Hikayedeki kişi en azından tek başına düşmemiş :)
Sevgiler...
************************
Ama o kadına da yazıktı doğrusu... :)

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Monday, November 9, 2009 saat: 14:47
Bağlantı

2009-11-09 09:23:27 - merhaba

Yazan: yagmurzerresi2
güzeldi teşekkurederım
müziktede takılı kaldım
sevgiler
**************************
Ben teşekkür ederim... Evet eski; ama güzel bir müzik...

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Monday, November 9, 2009 saat: 14:40
Bağlantı

2009-11-09 01:45:13 - Selamlar

Yazan: kapalikapilar
Abiciğim...Kusura bakma...yoğun işlerimden dolayı bloğa uğramakta sıkıntı yaşıyorum..bir müddet daha takılamayabilirim...Şiirimide bi hışımla yazıverdim işte...Yazılarını doya doya okumak için ayrı bir zaman uğrayacağım...Ben Mehter marşları için teşekkür ediyorum...
sağlıcakla kalın
Bağlantı

2009-11-08 20:43:34 - :))))))))

Yazan: sevgidaimolsun
isimsiz yorum bana aitti...

iyi akşamlar..
************************
O kadar alışmışım ki sizin imzaya... Hani :

"sevgi
daim
olsun"

var ya.. :)

O olmayınca hiç düşünemedim bile...

Sevgiler... :)

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 20:54
Bağlantı

2009-11-08 18:07:27 - Selamlar sevgili Üstad...

Yazan: gaziler54
Anılar,hayaller ve hüsran,bir çoğumuzun yıllar sonra tekrar göreceği şehirlerde böylesi düş kırıklıkları yaşadığı bir gerçektir sevgili Üstad.

Geçmişten geriye ne kalıyor'ki güzel anılardan başka,hayallerimizde görmeyi arzu ettiğimiz hiç bir şey yerinde olmayınca bir hüsrana dönüşüyor bu güzel duygular.

Çocukluğumda bir istanbul macerasında beyoğlundaki tatlıcının vitrininden azmı seyretmiştim parasızlıktan tadına bile bakamadığım üzeri bol tarçınlı tavuk göğsünü,sonraki yıllar tabaklar dolusu sipariş verdim ama galiba lezzeti o yıllarda kalakalmış.

Güzel bir hikaye idi sevgili Üstad,hayatlarımızda böylesi güzelliklerle renklenmiyormu zaten,kuru yaşamanın kime ne faydası varki,arada bir tepeden aşağıya ıslanmalı insan.

Saygılar sevgiler
tufan
*********************************
Dostum inan bana anıların aslında hayata değil hayatlara yön vereceğine inananlardanım. Çok genç iken de, az genç iken de (Gençlikten bir türlü kurtulmamak için sıfatlar ekiliyorum) ben anıların önemini sürekli vurgulamışımdır. Ders verir... Ve bu derslere hep ihtiyacımız da vardır.

Ve birşey daha... Herşey zamanında güzel.. :)

Sevgi ve selamlarımla...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 19:40
Bağlantı

2009-11-08 17:46:02 - .....

Yazan: isimsiz
beklenmeyen bir kaza yaşanmış..
nedense heyecan duyulan anlarda hep olur butür kazalar..
çok dikkat ettiğin önemsediğin ortamlarda..
öyküyü öyle çekici hale getirmişki anlatımınız okumaktan zevk aldım..
kaleme teşekkürlerimle..
************************
Güzel duygular için çok teşekkürler...

Yorum Sakarya ve çevresinden. Ama inanın çözemedim...

Sevgiler..

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 19:13
Bağlantı

2009-11-08 16:14:57 - selam

Yazan: sihirliyazilar
Enteresan birşey geçmiş başınızdan İzmir'de. Benim şehrim olduğu için duygulandım. Şimdi çok şey değişti burada. Ama inanın, İzmir hala çok güzel. Bu arada, Siemens'te görev yapmış olan babam, Efes Oteli'nin elektrik tesisatlarını yapan ekibin mühendisiymiş. Hep anlatırdı. Aklıma geldi birden... Sevgiler.
***************************
Artık yabancılık çekmemek için ve belki de havuza düşmemek için her yıl gidiyorum ve değişimler bana garip gelmiyor.

İzmir'i çok seviyorum.

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 18:49
Bağlantı

2009-11-08 15:08:23 - Merhaba :)

Yazan: jadore
Ne yazık ki anılardaki gibi kalmıyor hiçbir yer...
En küçük değişiklik bile yetiyor anıların güzelliğini, özelliğini bozmaya...

Öyle güzel anlatmışsın ki, hele de o düşüş sahnesi gözümde canlanınca kahkaha attım..
Ama merak ettim, havuza düşen direğe mi sarılırmış?
Direk derken, iltifat mıdır bu o zavallı kadına acaba :)

Sevgiler..
******************************
Sayfana yorum yazdım ve sonra yorumunu gördüm. Sana da, ilhamiye de diyeceğimi dedim :) Resmen isyan ettim sayfana yazdığım yorumda...

Gelelim havuza düşüşteki vak'a-i direk gelişmesine...

Hani bir atasözü var ya... "Denize düşen.." diye başlar. Bu biçare adam da ayakları suya değince (Ki ben o anı kafamda bire bir hayal edebiliyorum) tutunacak bir yer aramış ve o an zaten adam için orası havuz değilmiş ki... Ayakların altında su... Kayabildiğini, havuza düşeceğini, deprem olacağını, yıkılacağını gibi bir dolu şeyler hayal etmişmiştir... :) İşte o an her karaltı o adam için bir direktir. Ve tutunur da...

Hatta tutunmuş da... :)

Ama o kadına bence en çok da bu adam üzülmüştür. Çünkü bu adam bildiğin ya da düşündüğün gibi gaddar da değilmiştir. Çok merhametli biridir hatta...

İltifata gelince... Bence elbette gerekirse iltifattır da. Bravo kadına. Memleketine misafir olarak gelen bir adem oğlunu suya düşmekten kurtarmak istemiş... Başarmış ya da başaramamış. karaltı olarak görünmesi bile yetmez mi sevgili Jadore? :)

Bir de bu yönüyle bak bence .. :))

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 18:44
Bağlantı

2009-11-08 14:21:20 - Selam

Yazan: turkkadinlari
Hikayeye özetle; :-) Allah düşürmesin! :-)
Sana gelince;her zamankinden:-) İyiydin.
*************************
Amin...

Ve şımardım... :)))

Sevgiler, selamlar...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 18:23
Bağlantı

2009-11-08 12:23:10 - andasakli...

Yazan: isimsiz
Çok güzel bir anlatımdı.Müzik zaten direk konu İzmir diyordu.Otel personelinin yaklaşımı da süpermiş.Sizde hiç mutluluk payı çıkarmayı bilmiyorsunuz ama...Ünlü biriyle aynı yere düşmüş olmak kolaymı?Öyle her babayiğidin harcı değil :)
*****************************
Öyle ya.. :))) Şöhretin ayağının değdiği yere düşmek, hatta düşülmemesi için tedbir almayıp düşülmesini sağlamak gerekiyor.. :)

Boşuna mı insanlar para harcayacak şöhretin değdiği suya değmedikten sonra? :))

Güzeldi :))

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 18:22
Bağlantı

2009-11-08 11:49:13 - Anılar...Ah anılar...

Yazan: isimsiz (Gülnagme)
Bizler hayal ve anılarımıza sarılırız çoğu zaman.İyisiyle kötüsüyle onları yaşatmaya çalışırız.çogunlukla guzel olan anılarımızı zaman zaman iç dunyamızda da yaşatırız.Yaşanılan o anılarla geçmişe döner yaşadığımız o an gözümüzün önüne gelir bazen duygu yuklu bazen de huzunlu ve mutlu oluruz.
Bu yazıyı okurken hayal ettiklerimi gercekleştirmek için uğraşıyordum.Bu yazıyı okuduktan sonra kendime çeki düzen verdim ve hayallerimi değil yaşamış olduğum anılarımı yeniden yaşamaya başladım kendi iç dünyamda...
Yazı çok güzel diğerleri gibi...çok seviyorum ben senin duygu yüklü satırlarını.

Bir kez değil,defalarca okutturuyor kendini...
Geçmişi nasıl da enjekte ediyor hissettirmeden damarlarına insanın...
Gülümsemeleri nasıl da topluyor mimiklerimizden yağmur toplayan bir kara bulur edası ile...
Nasıl da bir sessiz isyanın ayak seslerini getiriyor kulaklarımıza...
Belki de göz pınarlarımızdan bir kaç damla göz yaşı akıtıyor klavyenin tıkırtıları
Ah...Ah...
Nasıl tariflemeli şu anki duygularımı,yüreği nasıl anlatmalı.
Düşüncelere nasıl şekil vermeli kelimelerle,hatıraları nasıl hikayeleştirmeli şimdi.
Ya da,
susmaları mı oynamalı.
Mahzunluklara mı gömülmeli yine eğerek boynumuzu.]]]
Gerçekten çok hoş bir yazıydı sevgili Turgay...
Bence Suskunadamın yazdığı en güzel yazıydı.
Sevgiler...
************************************
Bu yorum için öncelikle çok teşekkür ederim. Satır satır değil adeta sözcük sözcük irdelendiği o kadar belli ki. Anlatmak istediğimi o kadar güzel özetlemişsin ki...

Şimdi ben ne yapayım? :))

Bu yorumdaki yazma şeklinden ve bana ismimle hitap eden çok az kişi olmasından hareketle ve bu yazının kaynağının da İzmit ya da yakınları olması nedeniyle tanıdım.

Ama keşke okuyucularım da tanısaydı... :)))

Ben hep savunagelmişimdir. Geleceğin hayallerinin temeli aslında anılardır. Ya da başka bir deyişle; hayaller, anıların kenar süslü halleridir. Anılarımız olmasa, zorlasak da kendimizi hayallerimiz olamaz. Olsa da o anlıktır ve temeli olamaz...

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Monday, November 9, 2009 saat: 01:41
Bağlantı

2009-11-08 09:22:04 - :))

Yazan: ezgilimelodi
Yaşanılan gerçekleri harika bir şekilde öyküleyişti yazınız...
Okurken keyif aldım...
Teşekkürler
Sevgiler
******************************
Beğenmeniz mutlu etti beni. Teşekkürler sevgili Öğretmenim...

Sevgiler...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 11:15
Bağlantı

2009-11-08 00:44:37 - Tek tek basaraktan:))

Yazan: newbahar
Tek tek basaraktan, çift çift suya düşerekten:))
Şarkıyla böyle bütünleştirdim gitti öykünüzü.

Antoloji com'da Yalın Ses yayınlarının düzenlediği öykü yarışmasından haberiniz var mı acaba?
http://www.antoloji.com/etkinlik/default.asp?etkinlik=9186&stats=non
Vaktiniz varsa bi bakın derim ben.
Sevgi ve selamlar.
*****************************************
Evet ya... :))) Adam tek basmış ama çift suya düşmüş... Hem de ne düşüş...

Bu gece kullandığım notebook belasından kurtulup yarın kendi bilgisayarıma kavuştuğumda inceleyeyim... Teşekkürler...

Selam ve sevgiler

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 02:40
Bağlantı

2009-11-07 17:55:37 - merhaba...

Yazan: sedencik
bu öykü hayli gerçek duruyor :)
eğer öyle ise 4 gün arayla düşenleri düşününce...
oteli bir daha düşünmeli derim :)
yüreğinize sağlık...
sağlıcakla...
***********************************
Gerçek zaten... :))) Ben öykülerimi gerçeklerden, yaşananlardan ya da yaşayanlardan dinlediklerimden çıkarırım.

Final cümlesinin öyle olmasından da anladığınız gibi, 4 gün önce bir şöhretin düşmesinin olayı kamufle edeceğinin düşünülmesi idi.. :)))

Ben hala gülüyorum; ama o bayanın haline de hala üzülüyorum :)

Bu arada zaten şu an artık otelden bir taş bile kalmadı... Kalsa adını vermezdim... :)))

Selamlar...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 02:36
Bağlantı

2009-11-07 14:13:49 - zaman!!!

Yazan: hasretsenfonileri
şimdi artık içindeki pek çok güzellikleri ile o otelin de, meydanlardaki çepeçevre ağaçların ve palmiyelerin de yerinde yeller esiyor sevgili suskunadam.. Nasıl severim İzmir'i bir bilsen.. Oldukça uzun yıllar çalıştığım bir şehir.. idi!
Yazın bahçesine bir sirk iki ayrı yazlık sinema kurulan muhteşem bahçesiyle okulumu bile bulmakta zorlandım geçen yaz..
nasıl sade nasıl su gibi anlatıyorsun .. konuşur gibi..
************************************************************
Birçok defa gittim ve gerçekten değişimleri gördüm. Daha güzel mi yoksa kötü mü olmuş konusunu orada yaşayanlara bırakırsak da ben eskiden yaşadığım doğal İzmir'i özlüyorum haliyle. Bornova'da Coca Cola durağında inip eski yoldan karşıya geçtiğimde apartmandan fazla ısırgan ve başka yeşilliklerin ekildiği tarlalar vardı.

Buca'ya gidiş için 3 yol kullanılırdı. Gürçeşme, İkiçeşmelik ve Varyant yolları...

En belirgin değişim ise Polisevi'nin hemen önünde deniz var iken, şimdi hayli içerde kalmıştı.

Sanırım dünya hep döndü de bizler takip edemedik.. :)))

Saygı ve sevgilerimle...

Düzenleyen suskunbiradam gün: Sunday, November 8, 2009 saat: 02:28
Bağlantı


<-- Son Sayfalara Önceki Sayfalara -->


Susmaya susadım.
Çığlıklarım SUSKUN...
Haykırışlarım SUSKUN.
Susadım ve sustum...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Son Yazılarım

Öğretmen Olmak
Şimdilik... Ara veriyorum...
Ama O Tek Düştü
Narca Bir Yolculuk
ANKET 1
Mim
HAYATTAN
An
Bir Kadını Var Etmek Yürekte
Üç Raylı Korniş
Bir Bayram Hazırlığıydı...
BEKLE
SEVDALANDIK
ÖDÜL
Gülümseyelim

Sizce bir ailede (Tüm sorunları ve avantajları da düşünerek) en çok kaç çocuk olmalı?
Son Durum
Pollemik - Anket Sitesi

Kategoriler

   
who's online